Ahlak Felsefesi Hakkında Bilgi

0
374

Ahlak Felsefesi Hakkında Bilgi, kısaca konu özeti, ödev araştırması, ansiklopedik bilgi,

AHLAK FELSEFESİ

A. AHLAK FELSEFESİNİN KONUSU

Ahlâk felsefesinin konusu insanların hem belli konulardaki davranışları hem de kendi davranışlarımız hakkında bilgilere ulaşmaktır. Kurucusu Aristoteles’tir.

Ahlâklılık nedir? Özü Nelerdir? Ahlâklı davranış nasıl olur? Şeklindeki sorulara cevap arar? Temelde ikiye ayrılır.

Normatif Etik : Kurallar söz konusudur.

Kuramsal Etik : Ahlâk teorisinin özünü temelini araştırır.

İNCELEDİĞİ TEMEL KAVRAMLAR

İyi – Kötü: İyi ahlâkça değerli olan, kötü ise değerli olmayan demektir.

Özgürlük: Engellenmeme, rahat bırakılma seçebilme haline denir.

Erdem: Fazilet. İnsan iradesinin ahlâki yönden iyiye yönelmesi halidir.

Sorumluluk İnsanın kendisine ve çevresine karşı yaptığı davranışların sonuçlarına katlanabilme düzeyine denir.

Vicdan: Her türlü davranışlarımızın değerini ölçebilmemize denir.

Ahlâk Yasası: Uyulması gereken doğruyu göstermeye çalışır.

Ahlâki Karar: Ahlâk açısından iyiye ulaştıran kararlardır.

Ahlaki Eylem: Ahlâka uygun davranışlar gerçekleştirmedir.

C. AHLÂK FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI

1. İnsan Eylemlerinin Bir Amacı Var Mıdır?

İlkçağ: Ulaşılmak istenen son amaç mutluluktur. (Eudaimanizm)

Demokritos’a göre; İsteklerde sınırlık, ölçülülük mutluluğu getirir.

Sokrates’e göre; Bilgi ile temellendirilen erdem mutluluktur.

Epicuros’a göre; Acıdan uzaklaşmak mutluluk getirir.

Yeniçağ: Mutluluk ahlâkı Utilitarizm (bir tür faydacı ahlâk) olarak devam eder. (Bentham, Mili)

Kant: İnsan eylemlerinin amacının mutluluk olamayacağını savunur. Çünkü mutluluk öznel ve değişken bir kavramdır.

2. İnsan Eylemlerinde Özgür müdür?

Deterministlere göre; İnsanın iradesini iç ve dış nedenler belirler. Kişinin kararlarını içinde bulunduğu durum etkiler. Her şey önceden belirlenmiştir. Bu nedenle özgür değildir. Fatalizm.

İndeterministlere göre; Tam tersini savunurlar. Özgürlükte sınır tanımazlar.

Otodeterministlere göre; İradeyi ve ahlâki eylemleri bir kişilik ürünü olarak görürler.

3. Ahlâk Yargısını Diğer Yargı Türlerinden Ayıran Nitelikler Nelerdir?

Kavramlar arasında doğru ya da yanlış olacak biçimde kurulan bağa yargı denir. Gerçeklik ve değer yargıları diye ikiye ayrılır:

Gerçeklik Yargısı: Nesneler dünyasını anlatmaya https://www.kisaozet.net/ çalışır.

Değer Yargısı: Kişilerin bir eylem, bir tutum karşısında tepkisini anlatmaya çalışır.

4. Kişi Vicdanı Karşısında Evrensel Ahlâk Yasası Var Mıdır?
a. Evrensel Ahlâk Yasasının Varlığını Reddedenler

Haz Ahlâkı: (Hedonizm.) Haz veren her şey iyidir. Bunun dışında kalan her şey kötüdür. İhtiyaçlarımızı azaltabilmeli, küçük şeylerden haz duymayı bilmeliyiz. Evrensellik söz konusu değildir.

Fayda Ahlâkı: Amaç mutlu olmaktır. Mutluluğun sağlanabilmesi için mutlaka fayda olmalıdır. Faydalı olan her şey mutluluk sağlar.

Bencillik: (Egoizm.) Ahlâk kendini koruma içgüdüsünün dışa vurulmasından başka bir şey değildir. Evrensel ahlâk yasasını tanımazlar.

Anarşizm: Devlet dahil tüm baskıcı grupların ortadan kalkması gerektiğini savunur. Bireyse iradenin herşeyden üstün olduğuna inanır.

Friedrich Nietzche: Akla karşılık iradeyi topluma karşılık bireyi savunmuştur. Tüm ahlâk kurallarının suçu ve cezayı ortaya çıkardığını savunur. İnsan iradesinin ön plana çıkarılması gerektiğini çünkü; her insanın en doğru davranışı kendi iradesiyle uygulayacağını savunur. Ahlak felsefesi

Jean Paul Sartre: Varoluşçuluğun temsilcisidir. İnsan doğaya atılmıştır. İnsanı insan yapan özüdür. İnsan kendini nasıl isterse öyle yapar. Bireyciliğe önem vermiştir.

 

b. Evrensel Ahlâk Yasasının Var Olduğunu Savunanlar

Sübjektif Temellere Dayandıranlar: İnsanın ruh dünyâsının belirlediği yasalar vardır. Bu yasalara uymak iyi, uymamak kötüdür.

Bentham: İnsanın doğasında acıdan kaçınmak hazza yönelmek vardır.

Mili: Haz veren durumların herkes için yararlı olması gerekir.

Bergson: İyi ve kötünün ölçütü sezgidir.

Objektif Temellere Dayandıranlar:

Evrensel ahlâk yasası insanın dışındadır ve varlığını zorla kabul ettirir.

Platon: İdealarda bir hiyerarşi vardır. İnsan iyi ideasını bilmeye yönelerek Ahlâk Yasasını bilir.

Spinoza: Tanrı mutlak olarak özgürdür. Sadece kendisi tarafından belirlenmiştir. İnsanı belirleyen tutkulardır. Ahlâkın görevi tutkuları yenmektir.

Farabi: Tek tek var olan akılların dışındaki akla etkin akıl denir. Etkih akıl en genel ve iyi olandır. Bilgi erdemlerin başıdır.

Kant: Ahlâki eylemlerin amacı mutluluk olamaz. Çünkü; göreceli bir kavramdır.

Sokrates: Ahlâki eylemin amacı “mutluluk” kaynağı “bilgi” dir. Bilgi insanı doğru eyleme yöneltir. Bilgi yolunu izleyen mutlu ve erdemli olur.

D. TASAVVUF DÜŞÜNCESİNDE EVRENSEL AHLÂK YASASININ TEMELLENDİRİLMESİ:

Tasavvuf: Dini gizemcilik. Gönül ön plandadır. Tanrıya gönül, gönüldeki sevgi yoluyla ulaşır.

Mevlânâ: Tanrının güç ve yüceliğini yarattığı ev-rene baktığımızda görebilmekteyiz. Yarattığı en üstün varlık ise insandır. İnsanı en büyük bilgiye ulaşmaktan alıkoyan dünyevi zevkler vardır. Bu onun gerçek sezgi gücüne ulaşmasını engeller. İnsanın en önemli görevi bu zevkleri yenip Tanrı ile bütünleşmektir. Bu da sevgi ile elde edilir. (Vahdet-i Vücut)

Yunus Emre: Gerçek varlık tanrıdır. En doğru bilgi tanrıyı tanımaktır. Ve ona sevgi ile ulaşılabilir. (Vahdet-i Vücut)

Hacı Bektaş Veli: Vahdet-i Vücut (Tanrıdan başka varlık olmadığına inanmak) öğretisini kabul eder. Üç aşamalıdır.

Vahdet-i şuhûd = çevrede görülen herşeyi tanrı ile açıklamak.

Vahdet-i kusûd = çevrede görülen her nesnenin özünün aynı olduğuna inanılır.
Vahdet-i vücud = varlığın birliğine ulaşılır. Bu aşamaya ulaşan kimse “Kamil” dir.

Sizin Düşünceniz Nedir?

Please enter your comment!
Please enter your name here