Muallim Naci Kimdir Hayatı Eserleri

0
125

Muallim Naci, şair ve yazar (İstan­bul 1850-ay.y. 1893). Asıl adı: Ömer. Varna’da medrese öğrenimi gördü; Var­na Rüştiyesi’nde görev aldı (1867). Ba­basının saraçlık esnaflığından sağladığı geçimi kendisi elde ettiği için olmalı Na­cí (necat bulmuş, kurtulan, selâmete ka­vuşan) mahlasıyla şiire başladı, göze gir­di, dikkati çekti.
Çeşitli memurluklarda bulundu.

Hariciye Nezaretinde görev al­dı. Gazeteciliği meslek edinerek Ahmet Mithat’ın Tercüman-ı Hakikat gazetesine girdi, gazetenin edebiyat sayfasını yönet­ti (1883-1885), Saadet ve Vakit gazetele­rini de yazdı, Mecmua-i Muallim adlı edebiyat dergisini çıkardı (1887). Gala­tasaray Sultanisi’nde, Hukuk Mekte-bi’nde edebiyat öğretmenliği de yaptı, bir kalp krizi sonucunda genç yaşta öldü.

Muallim Naci üzerinde eksik ve çeli­şik yorum ve değerlendirmeler vardır. Şiir geleneğimizi koparmayıp divan sa­natını geliştirmeyi amaç edindiği, bu yo­lu bırakmadığı için Tanzimat şiirini bi­çimce yenileştirmeye uğraşan Recaizade ve Hâmit karşısında gerici sayılmış; dil yalınlığıyla Türkçe’yi özleştirme çabala­rı, aruz ustalığıyla yeni bir şiir bileşimi yapmaya çalışması göz ardı edilmiştir. Arapça, Farsça ve Frnasızca’dan yaptığı çevirilerle birlikte sayısı kırkı bulan eserlerinin başlıcaları:

Şiir kitapları: Ateşpâre (Ateş Parçası) 1883, Şerare (Kıvılcım) 1884 Fürûzan (Parıltı) 1885, Eleştiri kitapları: Muallim (1886), Dem-deme (hiddet, kırıp geçirme) 1887, anıla­rı: Ömer’in Çocukluğu (1889, yeni bas. 1969), Heder (oyun) öl.s. 1910. Istüa-hat-ı Edebiye (Edebiyat terimleri) 1889, Lügat-i Naci (sözlük) 1890 vb. Demdeme, Yazarın edebiyat eleştirileri­ni toplayan kitabı (1887). Medrese kül­türü etkisinde divan Şiiri beğenisini sür­dürerek yazdığı şiirler Recaizade Ekrem tarafından değerlendirilirken olumsuz özelliklerine değinilince (Zemzeme III, 1886) Muallim Naci’de yarattığı tepki­den doğdu.

İlkin Saadet gazetesinde ya­yımlandı (1886); hükümetçe yasaklanın­ca çıkan bölümler kitaplaştı; anlamı hiddet öfke, azarlama. Bir edebiyat eleş-tirisiyle metin değerlendirilişinden uzak olan yazılar, duygusal bir kırgınlığın öz­nel yargılarını, haksız küçümsemeleri, kırıcı suçlamaları taşır. Bu çatışma o günlerde iki kuşak arasında beliren beğe ni ayrılığın körükledi, eskilerle yenileri birbirinden daha çok ayırdı. Muallim Naci’nin ölümünden sonra da sürerek edebiyatımızda yeni bir kümeleşmenin gerçekleşmesiyle sonuçlandı

Sizin Düşünceniz Nedir?

Please enter your comment!
Please enter your name here