Türkiye Tarihindeki Darbeler ve Darbe Girişimleri

0
803

Türkiye Tarihindeki Darbeler ve Darbe Girişimleri ile ilgili olarak tarihimizde kara bir leke olarak bulunan bu utanç verici hareketlerin nezaman ve hangi tarihlerde yapıldığını sizlerle paylaşmak ve bir başlık altında toplamak istedik.

27 Mayıs 1960 Darbesi

Türkiye tarihinde yaşanan ilk askeri darbe olarak bilinmektedir, “27 mayıs askeri müdahalesi” olarak yada “27 mayıs ihtilali” olarak da pek çok kesim tarafından bilinmektedir. Bu eylem yani 27 mayıs ihtilali emir komuta zinciri içinde yapılmamıştır. 37 subayın gerçekleştirdiği bir eylemdir, bu olay daha sonra genç subaylar ihtilali olarak da anılacaktı.

27 mayıs 1960 gecesi müdahale patlak verdi, ilk önce ordudaki komuta kademesi ele geçirilmiş ardından cumhurbaşkanı ve siyasi liderler tutuklanmıştı.

27 mayıs darbesi
27 mayıs darbesi

Sonuçları 
1961 yılında yeni anayasa kabul edildi, Yassıada’da yargılanan Adnan Menderes ve birçok siyasi idama mahkum edildi. Celal Bayar yaşı sebebiyle müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Türkiye Cumhuriyeti, senato gibi yeni siyasi kavramlarla tanıştı.

22 Şubat 1962 Ayaklanması

Olay, Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir’in, o yıl Harp Okulu’nu bitirme döneminde bulunan 600 kadar asteğmeni toplayarak son günlerde yaşanan olayları anlatmasıyla başlamıştır. Çünkü 20 Şubat günü Hükümet ve Genelkurmay, belirli birlik kumandanları için süratle atama ve gözaltına alma işlemleri başlatmıştır. Bunun üzerine harp okulu öğrencileri, komutanlarını teslim etmeme kararı alırlar ve 22 Şubat 1962 tarihinde Talat Aydemir ve arkadaşları, ordu içindeki 27 Mayısçıların tasfiyesi için, 20 Şubat günü atama ve gözaltına almalara karşı bir direniş başlatır. Ancak netice olarak Talat Aydemir’in atamaların durdurulması yönündeki ısrarını İsmet İnönü kabul etmez ve Aydemir gözaltına alınır, öğrenciler ise memleketlerine gönderilir.

12 Mart 1971 Muhtırası

12 Mart 1971 tarihinde Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur tarafından Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a bir muhtıra verildi. Mektupta hükümetin istifası isteniyordu. Bunun üzerine Başbakan Süleyman Demirel istifasını sundu. Yeni kurulacak partiler üstü hükümet için CHP Kocaeli Milletvekili Nihat Erim, Başbakan seçildi. 26 Mart günü CHP’ye istifasını sunarak bağımsız bir başbakan sıfatıyla partiler üstü kabineyi kurdu.

1980 Askeri Darbesi

1971 muhtırası tam olarak amacına ulaşamamıştı. Ülkedeki terör, anarşi ve milli güvenliği tehdit eden unsurların önüne geçilememişti. 1972 yılında başta Deniz Gezmiş gibi birtakım devrimcilerin idamı üzerine olaylar daha da alevlenmiş, silahlı çatışmalar artmıştı. Artık ülkede neredeyse her gün bir bomba patlıyor, bir kahve taranıyordu. Sağ ve sol görüşlü gençler üniversitelerde birbirlerine saldırıyordu.

1979 yılına gelindiğinde darbenin ayak sesleri kendini göstermeye başlamıştı. 19 Temmuz 1980 tarihinde Nihat Erim’in suikasta uğraması da olayların patlak verdiği bir dönüm noktasıydı. Sonuç itibarıyla 12 Eylül 1980 gecesinde, düzenli bir biçimde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından devlet yönetimine el koyuldu. İhtilal bildirgesi sabaha karşı Genelkurmay Başkanı Kenan Evren tarafından televizyonlardan bizzat duyuruldu. 1961 anayasası uygulamadan kaldırıldı ve bütün siyasi partiler kapatıldı. 1982 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarihini değiştirecek yeni bir anayasa tasarlandı.

28 Şubat 1997 Süreci

Postmodern darbe olarak da anılan 28 şubat süreci, Bu dönem başlıca “gericilikle” mücadeleye sahne olmuş, başörtüsü yasaklanmış, pek çok öğrenci ve kamu personeli başörtülü oldukları gerekçesiyle devlet kurumlarından uzaklaştırılmıştır. “İrticayla mücadele eylem planı” ile anılan bu süreçte verilen kararların ve yaptırımların uygulanıp uygulanmadığı denetlemek için Çevik Bir öncülüğünde Batı Çalışma Grubu kurulmuş, 28 Şubat sürecinin yargılamaları için daha sonra Ergenekon davaları süreci başlamıştır.

27 Nisan 2007 e-muhtırası

27 Nisan 2007 tarihinde, saat 23:20’de Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan basın açıklaması ile Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerinin aşındırılmakta olduğu belirtilmiştir. Kamuoyunda hakim olan görüş, basın açıklamasının bir muhtıra mahiyetinde olduğu yönündedir ve internet aracılığıyla yapıldığı için açıklamaya “e-muhtıra” adı verilmiştir.

15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi

Darbe girişimi İstambul Boğaziçi Köprüsü’nde saat akşam 22:00 sularında bir grup askerin köprü trafiğini kapatması, ve aynı zamanda eşzamanlı olarak Ankara ve İstanbul’da önemli birtakım idare merkezlerini bombalaması, Genelkurmay Başkanı’nı rehin alması gibi olaylar ile patlak verdi.

Olayların ardından Başbakan, Cumhurbaşkanı gibi siyasi liderler halkı darbe girişimine karşı direnmeye, sokağa çıkmaya davet etti, nitekim halk çoktan sokaklara inmiş “Türkiye Suriye Olmayacak” şeklinde sloganlar atmaktaydı. Hal böyle olunca darbe girişimi kısa zaman içinde vatandaşların kendilerini tankların önüne siper etmesi ile önlendi ve bastırıldı.

Bu olaylar sırasında pek çok sivil vatandaş yaşamını yitirdi (200 kişi civarı). Olayın ardından kamu kurumlarında pek çok çalışanın darbe yapmakla ilişkili olmasından dolayı görevlerine son verildi.

Sizin Düşünceniz Nedir?

Please enter your comment!
Please enter your name here