Algısal Değişmezlikler ve Algısal Öğrenme Nedir Hakkında Bilgi

0
166

Algısal Değişmezlik. Nesneleri çeşitli nitelikleriyle bir kez öğrendikten sonra, onlarla değişik durumlarda karşılaşıldı­ğında, değişik açılardan bakıldığında yi­ne aynı biçimde algılama olgusu. Örne­ğin, para belli büyüklükte, parlak ve gümüş renginde bir cisim olarak tanınır. Bu para yere düştüğünde ya da bir masa­nın üzerine konduğunda aynı standart nitelikleriyle algılanır, algısal niteliğini korur. Ancak bu para çeşitli durumlarda göze aynı biçimde görünmez. Bu deği­şik durumlarda duyu organlarından sinir merkezlerine aynı uyarımlar, aynı veri­ler gitmez. Örneğin, para uzaklaştığı öl­çüde küçülür, ama göz bunu aynı büyük­lükte algılar (büyüklük değişmezliği). Yine paraya belli bir açıdan bakıldığında oval olarak görülmesi gerektiği halde, yuvarlak olarak algılanır-(biçim değiş­mezliği). Nesnelerin renk ve parlaklıkla­rının algılanrnasında^da değişmezlik ol­gusuna rastlanır. Güne’şte olsun, gölgede olsun, kar her zaman beyaz, kömür her zaman siyah olarak algılanır. Normal du­rumda, gözler hareket halinde çevreye bakınırken, eşyadan alınan uyarımların her an değişen etkilerine karşın eşya ve çevre değişmez görünür (yerel değiş­mezlik).

Algısal Öğrenme. Bireyin çevresindeki nesne ve varlıkları algılayarak öğrenme­si ya da önceden öğrendiklerini yeni al­gılarla değiştirmesi. Öğrenilenlerin bü­yük bir bölümünü yeni algıların öğre­nilmesi oluşturur. Ayrıca önceki öğren­meler şimdiki algıları önemli ölçüde et­kiler. Öğrenme sürecinin bir duygu içer­mesi ya da her zamankinden çok üstün bir anlamlılığı olması durumunda bu etki çok daha güçlü olur. Örneğin tüfek, kov­boylara ilgi duyan çocuk için savaşları ve dörtnala giden atlar üzerinde kurulan bazı fantezileri çağrıştıran öldürücü bir silahtır. Önceki öğrenmeler duygusal ya­şantıları etkilediği gibi uzayı algılamada da etkisini gösteriri Bu konuda psikolog­lar 1897’de bazı deneyler düzenlediler. Bu deneylerde deneklere, üst ve altın, sağla solun yer değiştirmesine neden olan gözlükler takılır. Denekler bu göz­lükleri ilk takışlarında aşırı ölçüde yöne­lim bozukluğu gösterirler ve göz-beden uyumları (koordinasyonları) tümüyle bo­zulur. Ancak bir süre sonra günlük etkin­liklerini yürütebilecek derecede uyum gösterirler. Burada denekler dünyayı ye­ni bir biçimde algılamayı öğreniyor ola­bilirler. Ancak bunun tam bir öğrenme olduğu da kuşkuludur.

Sizin Düşünceniz Nedir?

Please enter your comment!
Please enter your name here