Barbaros Hayrettin Paşa Kimdir? Biyografisi Hayatı Hakkında Bilgi

2
136

barbaros hayrettin paşaBARBAROS  HAYRETTİN   PAŞA,

Osmanlı denizcisi (Midilli 1478-İstanbul 1546), Asıl adı: Hızır. Ağabeyi Oruç Reis’e Avrupalıların verdiği Bar­baros unvanıyla ün yaptı. Osmanlı hiz­metine girince de Yavuz Sultan Selim Hayrettin adını verdi. Genç yaşta 18 oturaklı bir gemiyle ticarete başladı. Oruç Reis, Rodos şövalyelerine tutsak düşünce Bodrum’a ağabeyi ile gitti. Bir­likte Kuzey Afrika kıyılarına uzandı. Kı­sa zamanda gemileri sekize çıktı. Daha sonra Cerbe Adası’nı üs edinen Oruç ve Hızır kardeşler italya kıyılarına akınlara başladılar. 1512’de Bicaye’yi İspanyol-1 ardan almak için harekete geçen Oruç Reis kolundan yaralanarak Halkulvad’a saldırısını püskürttükten sonra Andrea Doria kuvvetlerini de yenilgiye uğratıp 1513’te de Cicelli Limanı’nı ele geçirdi­ler. Ziyaret için Midilli’ye geldikleri za­man Kemal Reis’in yeğeni Muhyittin Reis ile Yavuz Sultan Selim’e değerli ar­mağanlar gönderip yardımını istediler; padişah kendilerini gemi bakımından da destekledi. Böylece gemileri 12’ye çıkan Barbaros kardeşler, 1516’da İspanyol iş­galinden kurtulmak isteyen Cezayir Kenti’ne yardım etmeye gittiler. Cezayir ve batısındaki Şerşel Limanı’nı ele ge­çirdiler; 1517’de Tenes ve Tlemsen de egemenlikleri altıa girdiyse de 1518’de yerli Araplarla anlaşan İspanyolların Tlemsen’i kuşatmaları sırasında Oruç Gazi şehit düştü. Bunun üzerine Hızır Reis, Osmanlı Devleti’nin hizmetine gi­rerek padişahtan yardım istedi. Yavuz Sultan Selim onun hizmetini kabul ede­rek 1519’da kendisini Cezayir Beyler-beyliği’ne atadı. Cezayir’in Osmanlı top­raklarına katılması üzerine Akdeniz’de kıyısı bulunan birçok ülke ortak bir do­nanma hazırlayarak Barbaros Hayret-tin’in üzerine saldırdılarsa da yenildiler. Barbaros sekiz dokuz yıl içerisinde Ce­zayir’in çeşitli kentlerinde garnizonları bulunan İspanyolları buradan çıkardı. 1528’de donanmasındaki gemi sayısını 35’e çıkararak İspanya’daki Müslüman­ların yardımına koşup kıyıdaki kentlere baskınlar yaptı ve Balear Adaları’nı da yıkıma uğrattı. Bu arada Hıristiyanların eline geçen Endülüs’ten 70.000 kadar Müslümanı Kuzey Afrika’ya götürdü. 1530’da da Cezayir’in karşısındaki Pe-non Adası’nı İspanyollardan aldı. 1531’de de Andrea Doria’nın Şerşel Adası’na yaptığı saldırıyı başarısızlığa uğrattı.

1532’de Andrea Doria’nın Osmanlı­lara ait Modon Adası ile Balya-Badre’yi ele geçirmesi üzerine Kanuni Sultan Sü­leyman onu kaptanıderyalığa getirdi. 1533’te İstanbul’a gelerek İstanbul Ter-sanesi’ni genişletti ve 80 gemilik bir do­nanmayla 1534 yazında Akdeniz’e açıl­dı. Güney İtalya kasabalarını vurduktan sonra Tunus’u da ele geçirdi. Ancak er­tesi yıl Şarlken, Papalık, Napoli ve Mal­ta donanmalarının da katılmasıyla Tu­nus seferine çıktı ve Halkulvad’ı ele geçirdi. Barbaros, 1538 baharında Vene­dik işgalindeki adaları ele geçirmek için Ege Denizi’ne açıldı. Skiathos Şira, Pa-roş, Antiparos, Egine, Nakşe, Mürted, Andros, Kerpe ve Kaşot adalarını aldık­tan sonra Yunan Denizi’ne geçti. İspan­ya, Papalık, Venedik, Portekiz ve birta­kım küçük devletlerin gemilerinden olu­şan Haçlı Donanması Korfu’da toplandı. 250’den fazla savaş gemisine sahip olan düşman donanmasına karşılık Osmanlı­ların 122 gemisi vardı. Preveze’de karşı karşıya gelen iki donanma, 28 Eylül 1538 günü büyük bir deniz savaşı yaptı­lar. Barbaros Hayrettin’in yönetimindeki Osmanlı Donanması’nın üstün başarı göstererek kazandığı bu zafer denizcilik tarihinin önemli olaylarından birisidir.

Savaştan sonra, yeniden Kanuni’ye ya­naşmaya çalışan Fransa kralı, Şarlken’e karşı Akdeniz’de ortak bir deniz harekâtı yapmayı önermişti. 1543’te yeniden Ak­deniz’e açılan Barbaros Hayrettin, Mar­silya’da Fransızlar tarafından törenle karşılandıysa da V. Karl’ın elinde bulu­nan Nice Kalesi’nin kuşatılmasında Fransızların gevşek davranması sonucu Osmanlı Donanması kışı geçirmek üzere Toulon’a çekildi. Altı ay kadar burada kaldı ve Fransa kralının Şarlken ile an­laşması sonucu İstanbul’a hareket etti; dönerken, Cenovâ’da tutsak bulunan Turgut Reis’i de kurtardı. Nice Kuşatma­sından sonra Fransa kralıyla banş yapan Şarlken’in Osmanlı padişahıyla anlaş­mak istemesi üzerine yeni bir deniz se­feri düzenlemedi. İstanbul’da bir süre tersane işleriyle ilgilendi. Mezarı Beşik­taş’ta sağlığında yaptırdığı türbesindedir. Barboros Hayrettin Paşa Türbesi, İstanbul’un Beşiktaş İlçesi’nde, aynı adla anılan parkın içinde yer alan, 1541’de Mimar Sinan’ın yaptırdığı aynı adı taşı­yan türbe. Sekizgen gövdeli, kubbeli, düzgün kesme taşla yapılmış yalın görü­nümlü bir yapıdır. Önünde, iki kolon üzerindeki kemerlere oturan aynalı to-nuzlu ve tek gözlü bir revak bölümü yer alır. Türbenin üstü 8.25 m çapında, ba­sık tanburlu, sivrice bir kubbeyle örtülü­dür. Silmelerle çerçevelenmiş iki sıra pencerelerle kurulan cepheleri, klasik Osmanlı dönemi mimarlığının oran ve özelliklerini yansıtır. Alçı tepe pencere­leri dairesel peteklidir. İçteki sandukala­rı kuşatan şebekeler ve pencere kanatla­rındaki özenli ahşap işçilik dikkat çe­kicidir. Kubbenin iç yüzeyi renkli kalem işleriyle bezelidir.

2 Yorum Yapıldı

  1. Barbaros hayrettin paşa ile ilgili internette okadar çok bilgi varki hangisini yazacağımı karar vermemiştim bu sayfaya rastladım barbaros hayrettin paşa ile ilgili tezim için çok önemli bilgiler edindim, tezime yazdım ve 90 aldım çok teşekkür ederim. iyiki bu sayfa var. Başarılar dilerim.

Sizin Düşünceniz Nedir?

Please enter your comment!
Please enter your name here