Bale Nedir Nasıl Yapılır Hakkında Bilgi Tarihi

0
84

BALE, kendine özgü teknikleri, gele­nekleri, yöntemleri ve eğitim türleri olan bir dans biçimi. Itlayanca ballare “dans etmek” fiilinden türemiştir. Aynı zaman­da bir topluluğu ya da eseri tanımlamak için de kullanılır (Ankara Devlet Balesi, Kuğu Gölü Balesi, vb). Bale (yapım ola­rak ele alındığında) dans, müzik, dekor ve kostümden oluşan bir bileşkedir.

Klasik Bale 15. yüzyılda İtalya’da doğdu. Soyluların eğlence aracı olarak gün ışığına çıkan bale sanatı o dönemlerde kralların, dük­lerin, prenslerin tükelindeydi. Yapımla-nn çoğunda soylular dans eder, koreog­rafı, çevre düzeni, giysi tasannu yine bir soylunun imzasını taşırdı. İlk “profesyo­nel” bale gösterisi olan Ballet Comique de la Reine (Kraliçenin Komik Balesi) o çağlarda oluştu. Klasik anlamda ilk ko­reograf olan Balthasar de Beaujoyeux, adı geçen parçayı önce Paris’te (1581), ardından Fransa ve İtalya’nın değişik kentlerinde sergiledi. Beaujoyeux’ye gö­re bale bedenlerin geometrik kurallanna uyarak hareket etmesiydi; bu geometrik biçimleri belirleyen müziğin vurgu ve ritmiydi. Balenin bu tanımı özde geçer­liyse de günümüzde bale yeni ve çarpıcı boyutlara ulaşmıştır.

Klasik balenin akademi ilkeleri Fransa Kralı XIV. Louis’in 1661’de Pa­ris’te Kraliyet Dans Akademisi’ni kur­masıyla belirginlik kazandı. O günden başlayarak balenin asıl tekniği ayakların beş değişik pozisyonundan ve kollann bu pozisyonlarla uyuşan hareketlerinden yola çıkar oldu. Klasik balenin her adı­mı ya da hareketi bu beş pozisyonun bı rinden başlar ve sonunda yine bunlardan birine döner. Yine de klasik balenin o günden bu güne geliştiğine, laboratuvar çalışmalan ve arayışlar sonucu beş te­mel pozisyona yeni dans adımlan, du-ruşlan ve hareketleri eklendiğine değin­mek gerek. Tüm pozisyonlann adı bale uzmanları tarafından kodlanarak bir “uluslararası bale terminolojisi” oluştu­ruldu. Klasik balenin doruk noktası ola­rak nitelendirilebilecek eser Uyuyan Gü-ze/’dir. Çaykovski’nin müziği, Marius Petipa’nın koreografisi ve Mariinsky top­luluğunun dansçılarının deneyimli hare­ketleriyle kusursuz bir bütünlük oluştu­ran yapım ilk kez 1890’da St. Petersburg’da sahnelendi; günümüze ka­dar gelmiş geçmiş en kusursuz bale gös­terilerinden biri olarak akademi ve kon-servatuvarlarda üstüne incelemeler yazıldı. Petipa ve Mariinsky bale toplu­luğunun etkisi özellikle 19. yüzyıl sonla-nnda duyuldu (bu topluluk günümüzde Kirov Balesi adıyla bilinir). Bu etkinin Batı’yı da çekim alanına alabilmesi ise Sergey Diaghiler’in Rus Baleleri adlı ge­zici topluluğu aracılığıyla gerçekleşti. 20. yüzyılda yeşeren klasik bale toplu-luklannın en önemlileri şunlardır: Met­ropolitan Balesi Amerikan Dans Tiyatro­su (ABD), Sadler’s Wells Balesi (İngil­tere), Kraliyet Balesi (İngiltere), Festival Balesi (İngiltere), Paris Opera ve Balesi (Fransa), Danimarka Kraliyet Balesi (Danimarka), Bolşoy Balesi (SSCB), Ki­rov Balesi (SSCB).

Modern Bale Günümüzde bale geniş bir gösteri grafiği çizer; klasik bale, çağdaş bale, modern dans, dans tiyatrosu, mimodans bu grafi­ğin üstündeki önemli noktalardan yal­nızca birkaçıdır. Klasik balenin dışında kalan tüm eğilimleri modern bale adı al­tında toplamak konuyu özetleyebilm açısından uygundur. Modern balede es­tetik (görüntü) amaç değil araçtır; önem­li olan duygusal ya da düşünsel düzeyde iletişimdir. Bale “beğenilmek için” yara­tılmış bir eğlence öğesinden “anlaşılmak için” uğraşan bir düşünsel atılıma dönüş­müştür. Bugün koreograflar beş temel pozisyona uymak zorunluluğunu duy­mazlar; klasik balenin yerleşik kalıpları­nı yapay ve kısıtlayıcı bulurlar, kimi de her dansçının öz koreografisini yaratma­sı gerektiğini savunur. Klasik bale giysi­leri, bale pabuçları, görkemli dekor anla­yışı modern dansa gönül vermiş koreograf için salt tarihsel bağlamda de­ğerlendirilir.

Günümüzde bale yerel ya da folklo­rik dans öğelerinin çoğunu barındırır. Çağdaş koreografların önemli bir bölü­mü insan doğasından ve bireyin öz ben­liğinden kaynaklanan “içgüdüsel” bir ha­reketin yanlış olmayacağını, “yerleşik” koreografik kalıpların “arkeolojik” oldu­ğu görüşünde birleşirler. Çağdaş baleyle modern dans sınırsız hareket özgürlüğü­ne yer verirken, çağdaş bale yapımları dans tasarımını klasik balenin önceden saptanmamış “adım/hareket” öğretisi üs­tüne kurar. Modern dansın eğitim tek­niklerinde klasik yöntemlere yer yoktur. Ayrıca, modern dansın belirli bir adım-hareket terminolojisi bile bulunmaz; ko­reograf ya da dansçı her an doğaçlamaya yönelebilir.

Modern dans, balenin tanımındaki etmenlerle (dans, müzik, dekor, kostüm) sınırlı kalmak zorunda değildir. Modern yapımlarda film, video, diyalog, canlı radyo ve televizyon yayınlarından yarar­lanıldığı bilinir. Martha Graham, Geor-ges Balanchine, Maurice Bejart, Jerome Robbins, Merce Cunningham, Twyla Tharp, Pina Bauscha, Carolyn Carlson, Alvin Ailey, Lothor Höffgen ve Molissa Fenley bu türün en önemli ustaları ara­sında sayılabilir.

18. yüzyılda yaşayan dansçı ve kore­ograf Georges Noverre, Bale ve Dans Üstüne Mektipları (1760), adlı eserinde şöyle not düşer: “Bale belirli bir yörenin ya da kültürün malı olmayan uluslarara­sı bir sanat dalıdır. Aynı zamanda bale­de yanlışlara yer yoktur; bestecinin, ko­reografın, dansçının, dekorcunun ve kostümcünün ortak amacı kusursuzluk olmalıdır”. Aralarındaki kuramsal ayı­rım ne kadar geniş olursa olsun iki görüş de hem klasik hem de modern bale için son derece geçerlidir.

Sizin Düşünceniz Nedir?

Please enter your comment!
Please enter your name here